İsviçre’de, eşi Kristina Joksimovic’i öldürmek ve cesedini yok etmek amacıyla parçalamakla suçlanan Marc Rieben, mahkemede yaptığı açıklamalarla herkesi şok etti. Olayın bir “kaza” olduğunu savunan Rieben’e karşı savcılık, cinayetin planlı ve acımasız bir şekilde işlendiği iddiasında bulunuyor.
İddianameye göre, olay 2024 yılında çiftin evinde gerçekleşti. Rieben’in, boşanmak isteyen eşiyle girdiği bir tartışma sırasında onu boğarak öldürdüğü ve cesedi parçalarken testere, bıçak ve bahçe makası gibi aletler kullandığı belirtildi. Savcılık, cesedin bazı parçalarının bir blender ile yok edilmek istendiğini de dosyaya ekledi.
Çeşitli tıbbi uzmanlar, kurbanın vücudunun hedef alınarak “kasıtlı bir şekilde” parçalandığı veya “aşağılayıcı bir biçimde zarar verildiği” sonucuna vardı. Özellikle, kurbanın rahminin dikkatlice çıkarılması da dikkat çeken detaylar arasında. Yetkililer, cesedin bazı kısımlarının endüstriyel bir blender kullanılarak parçalandığını ve daha sonra kimyasal bir çözelti ile işlem gördüğünü doğruladı.
Kadının cesedi, babası tarafından evin çamaşır odasında siyah bir çanta içinde bulundu. Aile dostları, Rieben’in Kristina’nın kaybolduğuna dair bilgisinin olmadığını ısrarla savunduğunu ve zaman zaman kendiliğinden kaybolduğunu iddia ettiğini açıkladı. Babası, çantayı açtığında kızı Kristina’nın saçları hâlâ üzerinde olan kesik bir baş ile karşılaştığını ifade etti.
Mahkemede duygusal bir konuşma yapan Rieben, eşini sevdiğini ve aile üyelerine tarifsiz bir acı yaşattığını belirterek, “Yaptığım şey affedilemez. Tüm sorumluluğu üstleniyorum ve çok pişmanım,” dedi. Eşinin ölümünün kendi elleriyle gerçekleştiğini kabul eden sanık, buna rağmen olayın bir “kaza” olduğunu tekrarladı. Savcılar ise Rieben’in ifadesini reddederek cinayetin kasıtlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini vurguladı. İddianamede, cinayetin ardında, sanığın boşanmayı reddetmesi, kontrol arzusu ve öfke duygularının bulunduğu ifade edildi.
Mahkeme tarafından görevlendirilen psikiyatr Frank Urbaniok, Rieben’in narsistik eğilimler ve obsesif kompulsif belirtiler sergilediğini belirtti. 2017 yılında evlenen ve iki çocuk sahibi olan çiftin, sosyal medya hesaplarında “mükemmel bir aile” imajı sergilediği ancak daha önce aile içi anlaşmazlıklar nedeniyle polis müdahalesinin gerçekleştiği ortaya çıktı.
Olayın detayları, hem İsviçre’de hem de dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Mahkemenin kararını 13 Mayıs’ta açıklaması bekleniyor.