Türkiye’nin Makine İhracatı, Almanya ve ABD’den Gelen Talep ile Büyüyor

Türkiye’nin Makine İhracatı, Almanya ve ABD'den Gelen Talep ile Büyüyor

Makine sektöründeki ihracat, 2026 yılının ocak-nisan döneminde yıllık bazda yüzde 4,5 artarak 9,3 milyar dolara yükseldi. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin toplam ihracatı, bu dört aylık süreçte 9,3 milyar dolar olarak kaydedildi. Ancak, bu dönemde makine ihracatı miktar bazında yüzde 6,7 gerileyerek dikkat çekti. Öte yandan, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının yüzde 12 artarak 8,6 dolara çıkması, değer bazında olumlu bir etki yarattı. Sonuç olarak, geçen yılın aynı dönemine göre 350 milyon dolarlık ek gelir elde edildi.

Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı ise yüzde 1,3 artışla 29,1 milyar dolara ulaşırken, ithalatın yüzde 8,2 artışla 47,2 milyar dolara çıktığı görüldü.

Almanya ve ABD, Ocak-Nisan döneminde Türk makine ihracatında öne çıkan ülkeler oldu. Almanya, 1,1 milyar dolarla yüzde 14,1 artış gösterirken, ABD’den gelen talep ise yüzde 39,5 artışla 767 milyon dolara ulaştı. İtalya da yüzde 12,7 artış ve 442 milyon dolarla dikkat çekti. Öte yandan, Irak, Rusya ve Polonya gibi ülkeler, Türk makinelerine olan talepte en fazla daralma yaşayan pazarlar arasında yer aldı.

Alt sektörlerde en yüksek ihracat, 867 milyon dolarla “içten yanmalı motor ve aksamları” kategorisinde gerçekleşti. Bunu 629 milyon dolarla “inşaat ve madencilik makineleri” ve 530 milyon dolarla “pompa ve kompresörler” takip etti. “Türbin, turbojet ve hidrolik silindirler” ihracatı ise yüzde 40,1 ile en yüksek artışı gösteren alt sektör olurken, en fazla düşüş ise yüzde 52,2 ile “deri işleme makineleri”nde yaşandı.

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkileri nedeniyle Avrupa’nın enerji tedarikinde ek maliyetlere katlandığını ve ABD/İsrail-İran Savaşı’nın getirdiği 25 milyar avroluk ilave enerji maliyetine dikkat çekti. Yılmaz, ülkelerin savunma sanayisine bütçe ayırma konusunda artış gösterdiğini belirterek, makine sanayisinin yüksek teknoloji üretim hatlarının, savunma sanayisinin özel gereksinimleriyle uyumlu hale gelmesi gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, Türkiye’nin ticari muhataplarıyla diyalog kurarak bu stratejik yön arayışını yönettiğini ifade etti. Ayrıca, Türk makinesinin güvenilir ve esnek bir çözüm ortağı olduğunu, geniş coğrafyalarda gerçekleştirilen fuar ve ticaret heyetleriyle pekiştirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Batının yeni nesil korumacılık önlemlerine uyum sağlarken, doğunun avantajlarıyla rekabet etmeyi sürdürmek istediklerini belirtti.

Son olarak, Yılmaz, küresel rekabette öne geçmeyi hedefleyen girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini desteklediklerini ve bu düzenlemenin hem yerli tedarik zincirinin korunması hem de firmaların dönüşüm süreçlerini finanse edebilmesi açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi. Yılmaz, TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde kısıtlı kalmasının, uluslararası fonlara erişimi zorlaştırdığını ifade etti.